İdrar Kaçırma

Üriner inkontinans, kişinin kontrolü dışında oluşan, istemsiz olarak idrarı tutamama (kaçırma) durumudur. Günümüzde pek çok kadın bu problemi yaşamasına rağmen bundan utanmakta ve bunu dile getirmemektedir. Hatta ilerleyen yaşa bağlı olarak normal bir durum olarak düşünülmektedir.

İdrar kaçırma oldukça sık (4 kadından birinde) görülen ve yaşam kalitesini oldukça düşüren bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıktan dolayı hastalar sürekli ve sık sık idrara çıkmakta ve buna bağlı olarak normal yaşantıları etkilenmektedir. Ayrıca hastalar idrar kaçırma korkusu nedeniyle rahatça gülmekten bile kaçınmaktadırlar. Halbuki idrar tutamama (kaçırma) tedavisi olan bir rahatsızlıktır.

Ağır kaldırmak, hapşırmak ve merdiven çıkmak gibi durumlarda görülen idrar kaçırma, yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bazı hastaların günlük aktivitelerini gerçekleştirdiği sırada idrar kaçırma sorunuyla karşılaşmaz ancak sık sık idrara çıkma ve tuvalete yetişememe gibi sorunlar baş gösterebilir.  Bu problem günde 10- 15 kez idrara çıkan daha da önemlisi idrar da kaçırma nedeniyle kadınlarımızı sosyal hayattan uzaklaştırmaktadır.

Risk Faktörleri

Zor ve travmalı doğumlar, idrar kaçırma riskini arttırırken, sezaryen ve normal doğumların bu problem üzerinde önemli bir etkisi bulunmamaktadır. Fakat çok sayıda doğum yapmak, müdahaleli doğum, doğumun normalden uzun sürmesi idrar kaçırmaya yatkınlık arttırmaktadır.

İdrar kaçırmaya yol açan faktörlerin başında aşırı kilolar gelmektedir. Çünkü aşırı kilolarla karın içindeki basıncın artması, idrar yollarını riske atmaktadır. Bu konuda kasları güçlendirmek için düzenli pelvik taban egzersizleri yapmak fayda sağlayabilir. Kasların güçlenmesinin ise idrar tutan organda olumlu etkileri bulunmaktadır.

İdrar Kaçırmada Tanı Nasıl Konulur

Hastalar bu konuda uzmanlaşmış bir kadın doğum hekimi (mümkünse ürojinekolog) tarafından değerlendirilmelidir. Hastaların muayene için mümkünse mesane dolu olarak gelmeleri istenir. Hastanın öksürme ve ıkınma ile idrar kaçırıp kaçırmadığı test edilir. Daha sonra mesane boşaltılarak geride kalan idrar miktarı ölçülür ve hastaya jinekolojik muayene yapılarak mesane, vajina ve komşu organlarda sarkma olup olmadığı kontrol edilir. Bu sırada hastanın idrar tutmayı sağlayan pelvik taban kasları da değerlendirilir.
Muayene sonrasında hastadan günlük yaşam kalitesini değerlendirmek amacıyla anket formları doldurması istenir. Böylece hastanın yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiği objektif olarak görülür.

Ayrıca gerekli durumlarda hastanın işeme alışkanlıklarını not ettiği 1-3 gün süreli işeme günlüğü tutturulur. Bu günlükte hastanın gün içerisinde ne kadar sıvı aldığı, kaç kez idrara çıktığı, kaç kez idrar kaçırdığı ve bu sırada neyle uğraştığı (hapşırma, öksürme, bulaşık yıkama, anahtarla kapı açma vb) görülerek idrar kaçırmanın tipi daha kolayca anlaşılır.
İdrar yollarındaki iltihaplanmalar da idrar kaçırmaya neden olabileceğinden idrar tahlili ve kültürü yapılır.
Bunların sonucuna göre uygulanan ÜRODİNAMİ testi ile idrar kaçırmanın tipi, oluştuğu koşullar ve basınçlar belirlenir. Böylece idrar kaçırmanın tedavi şekline (ilaç veya operasyon) karar verilir.

Tedavi

Özellikle de ileri yaş grubunda görülen idrar kaçırma problemi tedavi edilmeli, hastanın kaybettiği yaşam kalitesi yeniden kazanılmalıdır. İdrar kaçırma sorunu için özellikle mesane boynundaki bağların zayıflığına bağlı olan tipinde cerrahi tedaviler yapılmaktadır. Bu uygulamalardan bir tanesi de ‘askı ameliyatları’dır. Ameliyatın süresi 10-15 dakikayı geçmemektedir. Hasta aynı gün taburcu edilebilir. Askı ameliyatları her hastaya uygulanmaz, bu ameliyat için uygun hasta ve deneyimli hekim tedavinin başarısını belirler.