Vajina Kanseri

Primer vajen kanserleri çok nadir görülen malignitelerdir, %80-90 nı rektum, mesane, serviks ve vulvadan metastatik tümörlerdir. Jinekolojik kanserler içinde en nadir görülen malinitelerdir. Hastaların %50 sinden fazlası 70 yaş ve üzeridir.

EPİDEMİOLOJİ / ETİOLOJİ

Vajinal karsinomun etiolojisi serviks kanseri gibidir. Altmış yaşdan sonra görülme sıklığı artar, 70-80 yaşında pik yapar. Servikal kanserlerde görülen birden fazla seksüel partner, sigara içimi, alkol kullanımı, erken yaşta ilk cinsel ilişki, kötü sosyo ekonomik düzey, vajinal kanserlerde de risk faktörü sayılır.

Daha önce geçirilmiş histerektomi, endometrioziz , kronik irritasyon, servikal veya vajinal radioterapi de risk faktörleri arasındadır. Vajinal kanserlerin %21-76 sında HPV izole edilmiştir ve  HPV 16 en sık rastlanan alt tipidir. Vajenin nadir görülen kanserlerinden berrak hücreli adenokarsinomunda anne karnında maruz kalınan dietil syil besterole (DES) bağlı oldu gösterilmiştir. Berrak hücreli kanserler daha çok 30 yaş altı kadınlarda görülür.

EVRELEME

Primer vajinal kanser çok nadir görülen jinekolojik kanserlerden olduğundan, genellikle serviiks ve vulvadan, primer odaktan yayılma sonucu olur. Prmer vajen kanseri tanısı koymak için serviks ve vulva kanserlerinin eredike edilmesi gereklidir.

FIGO nun evrelemesi kliniğe dayanır. Fizik muayene, pelvik muayene, sistoskopi, rektoskopi akciğer filmi ,uzak metastazlar için kemik sintigrafisi. Mesaneye ve rektıma yakınlığı nedeniyle, çoğu zaman cerrahi-patolojik evreleme zorluğu nedeniyle mümkün olmaz.

Vajen kanseri primer lokal invazyon ile yayılır. Vajen duvarının ince olması ve yoğun lenfatik ağ nedeniyle, tümör hızla yayılır, bölgesel lenf nodlarına , paravajinal dokulara üretra mesaneye ve rektuma yayılır. İleri evrelerde komşu organlara fistüller gelişebilir.

Vajen ön duvarı lenfatiklerini, lateral pelvik lenf nodlarına ve mesane lenfatiklerine, posterior Hemotajen yayılım nadirdir. Uzak metastazlar nadir olup, akciğer, karaciğer ve kemiktir.

Prognostik faktörler

Klinik bulgular ve değerlendirme

Hastalığın başında genellikle sulu ve,veya renkli akıntı olur, bu çoğu zaman ağrısızdır. İleri evrelerde, ilişkide ağrı, barsak haraketlerinde değişiklik, mesane fonksiyon bozuklukları karşımıza çıkabilir.Vajinal kanama genellikle ileri evrede ortaya çıkar, özellikle histerektomi sonu kanamalarda, vajinal kanser açısından dikkatli olmak gerekir.

Vajenin kolposkopik incelemesi zordur.Kolposkopik incelemede ,lezyonlar serviksdeki lezyonları benzer. Daha önce premelign veya malign nedenlerle histerektomi olanlarda vajen kaf smearleri alınmalıdır.Vajen kanser tanısı konduktan sonra, serviks kanserinde olduğu gibi, kanserin yaygınlığı araştırılarak klinik evreleme yapılmalıdır.Lezyonun lokalizasyonuna göre sistoskopi, rektoskopi yapılmalıdır.Magnetik rezonans, komputerize tomografi ile hastalığın yaygınlığı ,ince iğne biopsileri ile desteklenerek ,primer tedavi planı yapılmalıdır.

Tedavi

Vagina kanserinde de tedavinin esasını belirleyen tanı anındaki hastalığın evresi yani tümör yaygınlığıdır. Vajen kanserlerinde tek veya kombine olarak aşağıdaki tedavi modaliteleri uygulanabilir.

a-Cerrahi

b-Radyoterapi

c-Kemoterapi

Kanserin vaginada sınırlı olduğu olgularda bölgesel olarak tümörlü doku çıkarılması en sık uygulanan tedavi şeklidir. Vagina dışına yayılım gösteren tümörlerde cerrahi ve radyoterapi jinekolojik onkologun değerlendirmesi ile hastanın cinsel yaşamını devam ettirme istemine göre seçilebilecek iki ana tedavi seçeneğidir. Eğer hastanın cinsel yaşam istemi mevcut ise cerrahi seçkin tedavi seçeneği olarak ön plana çıkar.

Erken evre vagina kanserinde alt duvardan kaynaklanıyorsa radikal vulvektomi , bilateral inguinal lenf nodları ve vagina çıkarılabilir. İleri evre vagina kanserleri barsaklarla ve mesane ile ilişkili hale gelirler bu evredeki hastalara uygulanacak pelvik ekzentrasyon adı verilen agresif bir cerrahi operasyon uygulanır ve hastanın cinsel fonksiyonlarını devam ettirme istemi mevcut ise bacak kaslarından greft çevrilmesi yoluya yeni bir vagina yapılabilir.

Radyoterapi her evredeki vagina kanserlerinde uygulanmakla birlikte barsak ve mesaneye ait komplikasyonlar oldukça sık görülürler. Kemoterapinin ise vagina kanserinde tedavi edici etkisi oldukça kısıtlıdır ve metastatik olgularda tercih edilir.

Geleneksel olarak ABD’de vajen kanserlerinin tedavisinde Radyoterapi daha sık uygulanan bir tedavi seçeneğidir. Büyük vajinal tümörlerde 4000-5000 cGy eksternal radyoterapi ile vajinal brakitearapi birlikte uygulanır. Tümörün lokalizasyonuna göre drene olduğu lenf nodları da tedavi edilir. Hem cerrahi hemde radyoterapide mesane ve rektum komplikasyonları olabileceği akılda tutulmalıdır.